BAKIM VE ÖNEMİ

 

1-TOPRAK İŞLEMESİ

Arazi hazırlığı başlığında açıklandığı gibi alt ve üst toprak işlemleri yapılarak kurulmuş aşılı kapama ceviz bahçelerinde üst toprak işlemesi kolayca yapılabilir. Ancak bazı kurallara uyulması gerekir.
Fidan dikildikten sonra nasıl olsa kök gelişmiştir diye fidanın çok yakınında toprak işlemesi yapılmaktadır.
Bu çok yanlıştır.İşlem sırasında kök hava alırsa fidan kurur. Nasıl ki diş kökü hava aldığında o diş çürürse fidan da hava aldığında kurur. Dikimden sonra ilk yıl fidana en az 50 cm yanaşılmaz.
Sürümden sonra mutlaka toprağın düzeltilmesi gerekir.
İkinci ve üçünçü yıllarda fidankökleri yanlara doğru geliştirildiğinden sürümde fidana en az 100 cm yanaşılmaz.
Riperle ve kazayağı ile alt toprak,yine kazayağı,pullukveya diskaro ile üst toprak işlemesi yapılan arazide, dikimden sonra üst toprak işlemesine devam edilir. Üst toprağın 30 cm ye kadar işliyen kazayağı ile yapılıp arkasından toprağın düzeltilmesi en uygun işlemdir.
Bu işlemler, devam ederken hiçbir şekilde dal altına girilmemelidir. Sıra aralarındaki üst toprak işlemesi giderek daraltılmalı ve en son sıraların tam ortasına gelecek şekilde 3’lü kazayağının geçeceği kadar alan bırakılmalıdır, Sıraların ortasına gelinceye kadar 30 cm derinlikte işlenen toprak, sonraları 60 cm kadar işlenmesi yararlı olur. Eğer bu kurala uyulmazsa yüzeye doğru gelen köklerin tamamına yakını zarar görür. Kök ilerledikçe dal altına girilmeyerek üst toprak işlemesi yapılır. Bu işleme her yıl sonbahar ve ilkbahar olmak üzere yılda iki defa devam edilmelidir. En son sıra arasına gelen ve 60 cm derinlikte kazayağı ile işlenmesi önerilen işlem, yine yılda iki defa olmak üzere, idare müddeti sonuna kadar devam eder. Aşılı ceviz badem kapama bahçesinde eğer yer örtücü bitki ekimi ve ara tarımı yapılmıyorsa toprak işlemesinin bazı olumsuzlukları olabilir.


Örneğin ;
- Gevşek ve süzek topraklarda erozyonu hızlandırır.
- Döllenme sırasında esen rüzgarın kaldıracağı tozlar olumsuzluklar yaratabilir. Toprak işlemesinde bu olumsuzluklara karşı önlemler alınmalıdır.


Aşılı Ceviz Kapama Bahçelerinde devamlı üst toprak işlemesi sonucu;
Toprağın azalmasına yol açar
Toprağın besini tükenir,verim düşer,
Birçok hastalığa ortam hazırlar,
Toprağın yapısı bozulur,
Havalandırma yeteneği azalır,
Su tutma yeteneği yitirilir,
Bütün bunların sonunda yararlı organizma ve besinlerin etkinlikleri zayıflar.
Uzun br dönem üst toprak işlemesinin yukarıdaki sorunları yaratacağı unutulmamalıdır. Kapama bahçelerinde üst toprak işlemesi, sonbahar ve ilkbaharda yapılmalıdır. Yazın kurak ve sıcak havada toprak işlemesi sakıncalıdır.

SUSUZ CEVİZ YETİŞTİRME (EKİM YOLU İLE BAHÇE KURMA)

Bazı kişi ve kuruluşlar “Susuz ceviz yetiştirme “ adi altında ekim yolu ile arazide fidan yetiştirilip üzerine sonradan aşı yaparak kapama bahçe kurmayı önermektedirler. Böylece kazık kök kesilmeden derinlere doğru gitmiş olucak ve bu şekilde büyüyen anaç, suya ihtiyaç göstermeyecektir. Bu görüş ilk bakışta doğru gibi görünebilr. Ancak bu şekilde yetiştirilen anaç, yan kök yapmayacağı veya çok az yan kök oluşturacağı için kökler dar bir alana hapis olacaktır.
Susuz aşılı ceviz ve badem yetiştirmenin sakıncaları iyi anlaşılırsa, az suyla aşılı ceviz ve badem yetiştirmenin mümkün olduğu, alınacak tedbirlerle az suyla verim ve kalitenin yakalanabileceği bilinmelidir.

2- SULAMA  ÇAPALAMA VE OT ALMA

SULAMA

Ceviz ağaçları, yaygın bir dallanmaya ve geniş bir yaprak yüzeyine sahip olmalarına rağmen aşırı suya ihtiyaç göstermezler. Bunun nedenlerinden en önemlisi, toprak derinliklerine doğru yeterli kazık ve yan kökler oluşturmalarıdır. Bu oluşumu desteklemek ve daha az suyla A. ceviz kapama bahçelerini geliştirmek için alınması gereken birçok önlemler vardır.

Toprakta Alınabilecek Önlemler

Derin süzek ve gevşek yani orta bünyeli (tekstür) topraklar, ceviz köklerinin çok iyi gelişmesini sağlar.Fidan döneminde yeterli su verilirse, ağaç döneminde bu gibi topraklarda suya ihtiyaç azalır. Bu tür topraklarda temel ( tam alan) gübreleme yapılırsa suya olan ihtiyaç daha da azalır.

Aşırı sıcaklarda kumlu topraklarda sulama yapıldığında, topraktaki hava boşluklarının çoğunun su ile dolması sonucu kökler, oksijensiz kalır. Bu durumda fidan felç ( Apoplexy). Bunun sonucu fidan yaprakları aniden dökülür. Bunun önüne geçmek için kumlu toprağın ıslah edilmesi gerekir.

Bunun için temel gübreleme şarttır.

Kumlu topraklarda sulama, sabah yapılırsa arakasından gelecek sıcaklık fidana zarar verir. Akşam üstü yapılacak sulama ise, toprak sıcak olacağı için sakıncalıdır. Yaz kuraklığında en iyi sulama zamanı, akşam toprağın ve sulama suyunun soğuyacağı saatlerdir. Bu da saat 10:00-12:00 sıralarıdır.

Köklerin toprak içine kolay girmesi ve sulama suyunun toprağa kolay işlemesi için toprak sertliğinin giderilmesi gerekir.

Toprak işleme şekilleri, suyun ekonomik olarak kullanılmasında etkilidir. Örneğin; riperle alt toprak, kazayağı ve diskora ile üst toprak işlemeleri yapılıp, tırmıkla veya tapanla düzeltilen topraklarada suya ihtiyaç çok daha az olacaktır.

Fidan dikildikten sonra yapılacak üst toprak işlemeleri de suyun ekonomik olarak kullanılmasında etkilidir. Ancak bu toprak işlemeler hiçbir şekilde köklerin bulunabileceği yerlerde yapılmamalıdır. Kökler genellikle dalların hizasına kadar giderler. Bu nedenle, üst toprak işlemelerinde hiç bir şekilde dal altlarına girilmemelidir.

Fidan ve Ağaçta Alınabilecek Önlemler

sulamada, toprakta ve toprak işleme şekillerinde alınabilecek önlemlerin yanınada fidan ve ağaçta alınabilecek önlemler vardır. Bunlar;

Anaç Seçimi: Farklı anaçlar, toprak derinliğine ve toprak bünyesine göre değişik tepkiler verirler. Seçilmiş anaç, kuvvetli kök gelişimi sağlayacağından bu gelişme suya olan ihtiyacı azaltabilir. Paradox anacının kökleri apopleksiden daha az etkilenirler.

Bodurlaştırma: Sık bir dallanmaya ve geniş bir yaprak yüzeyine sahip ceviz ağacının bodurlaştırılması, su isteğini belirli bir seviyeye çekebilir.

Dallandırma: Alçaktan dallandırılan A. ceviz ağacının alt dalları toprağı gölgeliyeceğinden topraktaki su kaybını azaltıcı özelliğe sahip olabilir.

SULAMA ŞEKİLLERİ

Aşılı cevizde, salma su olumlu sonuç vermemeiştir. Diğer sulama şekilleri;

Damlama sulama: Son zamanlarda en çok uygulanan ve devletin de destek verdiği bir sulama şeklidir. Bu sistemde dikkat edilecek en önemli husus;
Damlatıcıların bitkiye uygun uzaklıklara konulmasıdır.
Aksi halde su, kök gelişimini sınırlar. Su, kökün hangi tarafına verilirse ağaç o tarafa doğru gelişir ve dengesizlik oluşur.
Eğer tek hortum kulanılıyorsa, her sulamada hortumun yeri değişir, yani hortum diğer tarafa alınır.
Damlama sulama, su ve iş gücünde tasarruf sağlamanın yanında bahçede daha az yabancı ot teşekkülü ve daha az toprak işlemesi gerektirir.
Damlama sulamanın bir avantajı da suyla birlikte gübrenin verilebilmesidir. Ancak kökler yaralarını kapatıncaya kadar yani 1-2 yıl suya gübre katılmamalıdır. Eğer ceviz sıra aralarına yer örtücü bitki ekilecekse bu sistem uygulanmaz.
Damlama sulama sistemi yer altına döşenecekse, döşenen borular toprak işlemesine engel olmamalıdır.

Yağmurlama: Çok su harcayan bir sulama şeklidir. Eğer su azsa “Mini-spring” sulama şekli uygulanır.

Mini-Spring: Damlama dışında en uygun sulama şeklidir. Yer örtücü bitkiler içinde uygun bir sistemdir.
Yukarıdaki sulama şekilleri dışında küçük ölçekli bahçelerde, suyun az olduğu kurak yörelerde su yöntemi uygulanabilir.
Plastik kap veya tenekelerin altlarına ince delikler açılır ve içlerine su doldurulur. Su sızarak toprağa işler. Her su dolduruşta, kapların yerleri, daire şeklindeki alan içinde değiştirilir.

Sulamada Dikkat Edilecek Hususlar

Aşılı cevizde sulama, çok hassas bir konudur. Çünkü ,yetersiz su ağacı strese sokar, fazla su ise köklerde hastalıklara neden olur. Bu nedenle köklere çok iyi bir ortam hazırlanması gerekir.
Aşılı ceviz, aşırı su isteyen bir ağaç değildir. Ancak kurak mevsimlerde bazı durumlarda suya fazla ihtiyaç gösterirler. Örneğin;
*Kış kurak geçmişse, ilkbaharda yaprak ve çiçek açarken,
*Meyveler içlerini doldururken,
*Hasattan 15 gün önce ve hasattan 15 gün sonra,
*Gübre verildiği zaman ceviz ağaçları suya aşırı ihtiyaç gösterirler.
Ceviz ağacının kökleri, duran suyu sevmezler. Bu nedenle ağacın dibine gölet yaparak sulama, köklere zarar verir.
Sulamada kök civarındaki toprak devamlı ıslak tutulmamalıdır. Kökler , suya ihtiyaç göstermeli ki ondan sonra sulanabilsin. Nasıl ki insan susamadan su içmez, ceviz kökleri de suya ihtiyaç duymadan sulanmaz.
Sulama ne şekilde yapılırsa yapılsın, sıcak zamanlarda yapılmamalıdır.
Sulama, belirli aralıklarla yapılmalıdır.
Yaz sonlarındaki sulama azaltılarak sürgünlerin olgunlaşması sağlanmalıdır. Bu olay suyun tamamen kesilmesi demek değildir. Susuz kalan bitki olgunlaşamaz. Fazla su da yeni sürgünlerin çıkmasını sağlar. Bu nedenle sulama kademeli olarak azaltılıp tamamen kesilmelidir.
Sulama suyu analiz yapılarak, sulama kalitesinde ise, sulamada kullanılmalıdır. Sulama suyunda, tuzluluk, sodyum, bor ve bikarbonat düzeyleri önem taşır.
Aşılı cevizlerde, iç kararmalarına ve büzüşmelere, sürgün dal ve gövdedeki kabuk yanıklarına neden olan güneş yanığı su sıkıntısı ile önemli derecede artar. Bu nedenle açılı cevizlerde sulama. Her zaman ve her dönemde önemlidir.
Toprak işlemesinin suyun emilmesini arttırdığı unutulmamalıdır.
Fidan dikildiğinde can suyu verilmesi ne kadar önemli ise devamında ilk yıl, yaz kuraklığında açık köklü (AK) fidanlarda ve tüplü fidanlarda belirli zamanlarda ve belirli miktarlarda su verilmesi o kadar önemlidir. Sulama zamanı ile su miktarını her ne kadar toprak yapısıile hava sıcaklığı belirlese de ortalama olarak ilk yıl:
Açık köklü (AK) fidanlara haftada bir, 2 teneke su
Tüplü (Torbalı) fidanlara haftada bir, 1 teneke su mutlaka verilmelidir.
Gerek sulama havuzları, gerekse sulama tanklarındaki suların, sulama esnasında sıcak olmaması gerekir. Bu nedenle , ya suyun akşam soğuması beklenmeli, ya da suyun ısınmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Suyun yosun tutmaması için havuzlarda gölgeleme yapılması gerekir.
Sulamalarda mümkün olduğunca, bilhassa ilk yıllarda kök boğazından su verilmemelidir. Bu dikkat edilmezse köklerde mantari sorunlar oluşabilir.
İkinci ve üçünçü yıllarda zaman aralığı biraz daha artabilir. Su miktarı ise azaltılabilir. Bunu belirleyen fidanın gelişmesi ve yaprak rengidir. Ceviz fidanın yaprakları, yeterli suyu aldığında yeşilden açık kahverengiye doğru renk alır. Yapraklar suya ihtiyaç duyduğunda, hafif sararmalarla kendini hissettirir. (Aşırı) sararmaya kaçmadan sulama gerekir.
Kapama bahçe kurulacak yerin yakınında suluma yoksa temini biraz zor olabilir.
Suyu temin etmenin kolay yollarından biri, rüzgar gülü ile yer altından sondajla suyu yukarı çekmektir. Emme basma tulumba sisteme ile, günde 3 tonun üzerinde su yukarıya çekilip havuza depo edilmektedir. Buradan da sulama sistemine basılmaktadır.
Bu sistemin maliyeti oldukça uygundur. Bu sistemle rüzgar sayesinde bedava su temin edilebilmektedir. Diğer yandan da aynı sistemle rüzgardan elektrik üretilip bu elektrikle satrifüj çalıştırabilmektedir.
Bazı yörelerimizde sondaja müsaade edilmemektedir. Gerekçe ise yer altı sulsrının kaybolduğudur. Oysa ceviz ve badem ağacı gerek kökleri ve gerekse cevizin geniş yapraklarının sağladığı avantajlarla yer altı sularının kaybolmasını değil daha da çoğalmasını sağlamaktadır. Bu durumu değerlendiren kişi ve kuruluşlar kapama ceviz ve badem bahçesi kurma için gerekli olan sondaja olumlu bakmaktadırlar.

ÇAPALAMA VE OT ALMA

Toprak yüzeyinin sertleşmesini önlemek, sulamadan sonra oluşan kaynak tabakasını kurmak ve öz mücadelesi yapmak için çapa yapılır. Bu işlem, elle kullanılan çapa ile veya çapa makinesi ile yapılır. Nasıl yapılırsa yapılsın hiçbir şekilde ot alma yapılmaz.
Dal altlarında ot alma işlemi ot alma makineleri ile yapılır. Çünkü çapa, köklere zarar verir.
Çapalama ve ot almayı bir arada yapmak için diskara idealdir. Diskaroyla da olsa dal altına girilmez.
Yabancı otların toprak yüzeyinden alınması, döllenme sırasında toz oluşacağından zararlı olabilir. Mümkün olduğunca döllenme sırasında toprak yüzeyi otlu bırakılmalı veya sıra aralarına yer örtücü bitki ekilmelidir. Yer örtücüler her ne kadar ilk önceleri suya fazla ihtiyaç gösterseler de sonraları suya ihtiyaç azalır.
Çıplak toprak yüzeyisıcak ve ışığı yansıtacağından yaprak ve meyveler, güneş yanığı zararına uğrayabilir. Bu durum da göz önünde bulundurulması gerekir.
Yabancı otla mücadelede her ne kadar kimyasal yöntemler önerilse de bu yöntemin uygulanmasında titiz davranılmalıdır.
Yabancı ot kontrolü sulama için olduğu kadar, hasat için önemlidir. Hasat zamanı toprak yüzeyinin temiz olması, hasadı kolaylaştırır.
Dal altlarına girmeyecek şekilde yapılacak ara tarım uygulamasında çapa bitkileri ekilmesi, ceviz ağacı için yararlı olur. Bu tür işlemde ceviz fidanına çok yanaşılmaması gerekir.
Sonuç olarak ; yetersiz sulama, çapalama ve ot alma; ağaçlarda kök ve gövdenin gelişmesine olumsuz etkiler yapmasının yanında;
Meyvelerin kalitesiz olmasına,
Verim düşüklüğüne,
Güneş yanıklığına,
Hastalık ve zararlı etkilerin artmasına neden olur.

3-GÜBRELEME, YAPRAK VE TOPRAK ANALİZİ

Ceviz halk arasında “kendi biten kendi gelişen”bir meyve ağacı olarak bilinir. Gerçekten ceviz ağacı geçmişte ne ekilip ne de dikildiği halde,sincap ve karganın kendine yiyecek olarak saklaması sonucu, unutulanlardan çimlenen fidanlarla oluşur. Bu ağaçlar kendi kendine gelişirler. Yılda bir defa toplamaya gitmenin dışında yanına uğranmaz. Oysa artık ceviz, kültür bitkisi olarak yetiştirilmekte, aşılanıp bahçeler kurulmaktadır. ABD bu sayede dünya üretimi ve ihracatında birinci sırada yer almıştır.Ülkemizde aşılı ceviz kapama bahçeleri yeni kurulmakta , ama gereği kadar bakımları yinede yapılmamaktadır. Aşılı ceviz olayında bakımın önemli safhalarından biri hiç şüphesiz gübrelemedir. İyi bir gübreleme yapabilmek için öncelikle yaprak ve toprak analizlerinin yapılması gerekir.

YAPRAK ANALİZİ

Ürün budamasının yapılacağı 4-5. yılda toprak analizi ile birlikteyaprak analizi de yapılır. Bunun için hassattan bir ay kadar önce , ağacın dört yönünden olmak üzere güneş gören dallarından omuz hizasındaki uç şürgünlerin orta yaprakları , sapı ile birlikte alınır. Bu işlem, bahçede zigzaglı yürünerek 10 dönümde en az 25 ağaçta uygulanır. Eğer aynı zamanda toprak örneği de alınıyorsa , yaprak örnekleri mümkün olduğunca toprak örneği alınan yere yakın ağaçlardan alınır.
Bütün yaprak örnekleri kanaviçe bezlere, yoksa delikli naylon torbalara konulup etiket yazılarak hiç bekletilmeden bir dilekçe ile en yakın tarım kuruluşuna sorularak verilen adrese APS veya Kargo ile gönderilir. Yaprak örneklerinin bekletilmesi sakınca yaratabilir.

TOPRAK ANALİZİ

Toprak analizi için örnek alınacak yer “Bahçe kurulması” başlığında toprak analizi için açılacak çukur yerinin tespitinde olduğu gibi hareket edilir. Ondan farklı olarak sadece 0-30 ve 30-60 cm kademelerden örnek alınır. Alınan örnekler etiketlenip yaprak örneklri ile birlikte Tarım İl veya İlçe Müdürlüklerine vakit geçirmeden teslim edilir.

BAKIM GÜBRELEMESİ

Bitkilerin gelişmeleri ile verimlerini arttırmak için gerekli olan besinlerin yaprak ve topraktan verilmesine “gübreleme” denir.
Gübreleme bir ihtisas işidir. Bu nedenle analizler yapılmadan gübreleme yapılmamalıdır. Gübreleme, analiz sonuçlarına ve önerilerine göre yapılmalıdır.
Üretici , gübrenin faydalarını bilmekle beraber nasıl-ne zaman- ne miktarda verileceğini bilememektedir.

GÜBRE ÇEŞİTLERİ

Doğal (Tabii) Gübreler

Ahır Gübresi
Yeşil Gübre
Kompostlar
Biyolojik Gübreleme

Yapay (Suni) Gübreler

Azotlu Gübreler
Fosforlu Gübreler
Potasyumlu Gübreler
Kompoze Gübreler

Doğal (Tabii) Gübreler

1.Ahır Gübresi: Temel (tam alan) gübrelemede, genellikle toprağı ıslah etme amacı ile kullanılan bir hayvan (çiftlik) gübresidir. Ahır gübresi kullanırken en az bir yıllık olmasına, gerek taşınırken, gerekse toprağa verilirken azotunun uçmamasına dikkat edilmelidir. Azotun uçmasını engellemek için ahır gübresi yığınına 1 tona 40 kg kadar süper fosfat gübresi karıştırılır.

2.Yeşil Gübre: Yıllık olarak fiğ, birkaç yıllık olarak yonca ve konunga gibi bitkilerle yapılan gübrelemedir. Fiğ gelişmesini tamamlamadan sürülecek toğrağa karıştırılır.

3.Kompostlar: Kent çöpleri, bazı fabrikaların organik atıkları ve tarımsal işletme atıklarının ayrışmaya uğraması ile elde edilir. Bu gübre humus niteliğindedir.

4.Biyolojik Gübreleme: Mikroorganizma (bakteri) veya makro organizma (solucan) saf kültür halinde çoğaltılıp toprağa ilave edilmesine denir.

Yapay (Suni) Gübreler

Kimyevi işlemlerle hazırlanıp piyasaya sunulan, kimyevi veya ticaret gübreleri olarak da adlandırılan gübrelere yapay yani suni gübre adı verilir.

1.Azotlu Gübreler: Hızlı etki yapan ve çok hareketli gübrelerdir. Yağış veya sulama suları ile yıkanarak veya gaz halinde uçmak sureti ile kayıplara uğrayabilirler. Bunlardan bazıları; Amonyum Sülfat ( Şeker Gübre), Amonyum Nitrat.

2.Fosforlu Gübreler: Yavaş etki yaparlar ve toprak içinde fazla hareket edemezler. Bazı fosfurlu gübreler: Süperfosfat, Triple Süperfosfat.

3.Potasyumlu Gübreler: Ülkemiz toprakları genellikle azot ve fosfor yönünden fakir oldukları halde potasyum bakımından zengindir. En çok kullanılanı Potasyum Sülfattır.

4.Kompoze Gübreler:Birden fazla bitki besin maddelerini bir arada bulunduran gübrelerdir. Bu besin maddeleri Azot (N), Fosfor (P), Potasyum (K) sırasına göre %olarak ifade edilir.

Bu gübrelerin dışında piyasada birçok çeşitli gübreler vardır.


Gübre Veriliş Şekilleri

Gübre,yapraklara püskürtme ile,toprağa ise birkaç şekilde verilir.
1-Sulama Suyu İle Gübre Verilmesi (Fertigation)
2-Toprağa Saçarak Veya Gömerek Gübre Verme
3-Yapraklara Püskürtme İle Gübre Verme

1-Sulama Suyu İle Gübre Verilmesi:Suda çözülebilir gübreler, gübre tankıyla sulama sistemine verilerek toprağa ulaştırılır. Aşılı cevizin dikildiği ilk yıllarda bu tür gübreleme sakıncalıdır. Ancak fidan köklerinin yara yerleri iyileştikten sonra verilebilir.

2-Toprağa Saçarak Veya Gömerek Gübre Verme: Yaprak ve toprak analizi sonuçlarındaki önerilere göre, toprağa verilecek gübre miktarları ağacın belirli mesafelerine saçılarak veya gömülerek verilir.

3-Yapraklara Püskürtme İle Gübre Verme: Yine yaprak ve toprak analizi sonuçlarına göre, toprağa verilmesi, sakıncalı olan gübreler yapraklara püskürtme şeklinde verilir.

Bakım Gübrelemesi:Temel gübreleme dışında yapılan bütün gübrelemeler bakım gübrelemesine girer.
Ülkemizin çok geniş bir alanında, neredeyse her yerinde yetişebilen ceviz ağacının gübrelenmesi olayı başlı başına bir konu oluşturmaktadır. Bu kadar geniş alanda değişik iklim bölgelerinde ve çok çeşitlilik gösteren topraklardaki gübrelemede standardı yakalamak elbette çok zordur. Bu nedenle, gübrelemede daha çok genel bilgiler verilerek üretici bu konuda aydınlatılmaya çalışılmıştır. Üretici bu bilgiler ışığında hareket ederek gübreleme ile ilgili kişi ve kuruluşlara başvurmak sureti ile “kendi biten , kendi gelişen ve kendi beslenen” cevizde verimli ve kaliteyi birkaç daha arttırabilecektir.
Önceki sayfalarda kısaca toprak ve gübreler tanıtılmış , gübrelemeden önce yapılacak işler ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu bilgilerin ışığında cevizin bakım gübrelemesi aşağıdaki başlıklar altında kısaca açıklanmaya çalışılacaktır.
Fidanlıkların Gübrelenmesi
Kapama Bahçelerinin Gübrelenmesi
Fidan Evresi
Verim Evresi

Fidanlıkların Gübrelenmesi:
Çok iyi seçilmesi gereken fidanlık toprağında, ekimden önce mutlaka temel gübrelemenin yapılmış olması gerekir. Temel gübrelemede, ahır veya yeşil gübre ile yapılaması tercih edilmelidir.

Kapama Bahçelerinin Gübrelenmesi

Fidan Evresi ve Verim Evresi

Fidan Evresi:Dikimden sonra, eğer temel gübreleme yapılmamışsa , fidan çevresine ahır gübresi gömülerek verilir.
Fidan evresinde , fidan köklerinin yara yerlerini tamamen kapattığına emin olmadan fidanın dibine gübre verilmemelidir. Bu evrede fidan gelişme göstermiyorsa kompoze gübreler (NPK) yapraktan verilebilir. Mikro elementli kompoze gübredeki Azot (N) ,Fosfor (P) ve Potosyum (K) oranları, aylar itibari verilirken yüksek tutulur.
Örneğin;
Mart-Nisan’da NPK da Fosfor yüksek oranda olur. Fosfor kök gelişmesine yardımcı olur.
Mayıs-Haziran’da NPK da Azot yüksek oranda olur. Azot gövde gelişmesine yardımcı olur.
Temmuz-Ağustos’ta NPK da Potosyum yüksek oranda olur. Potosyum uç sürgünlerin olgunlaşmasını sağlar.
Görüldüğü gibi önce fidanın kökleri,sonra gövde, daha sonra ise tepe çatısı oluşturulur.

Verim evresi: Aşılı kapama ceviz bahçesi verime yattıktan sonra yapılacak yaprak ve topraka analizlerine göre “Gübre Veriliş Şekilleri” başlığında açıklandığı esasalar dahilinde gübrelemeler yapılır. Verim evresindeki gübreleme meyve tutumu bakımından çok önemlidir.
Örneğin; Yapraktan yapılacak Bor uygulaması bir yıl sonraki ürünü arttırabilir. Uyur dönemin sonlarına doğru yapılacak Bor uygulaması, gelişmekte olan çiçeklerdeetkili olurve meyve tutumunu arttırabilir. Bunun gibi diğer analiz sonuçları ve önerileri uygulanırsa ağaca, meyveye ve dolayısı ileekonomimize büyük katkılar sağlar

GÜBRELEMEDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Geniş alanlarda, değişik iklim bölgelerinde ve çok çeşitlilik gösteren topraklardaki gübrelemede standartı yakalamak zordur. Bu nedenle her bahçeye göre tarif vermek imkansızdır. Sadece Aşılı Ceviz Kapama Bahçesi kurmak isteyen üreticiye anahtar bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Önemli olan bu bilgiler işığında hareket edilerek gübreleme ile ilgili kişi ve kuruluşlarla irtibatı sağlayarak doğru olanı yapmaktır.
Toprak ve yaprak analizleri yapılmadan 4. yıldan sonra gübre verilmemelidir.
Gübre verilecek zaman, miktar ve şekil çok önemlidir.
Gübre, rutubetli yerde bekletilmemeli, topaklanmış gübreler parçalanarak kullanılmalıdır.Bayat gübrede besin kaybı olur.
Sun’i gübre kullanırken alkali (kireçli) topraklarda sülfat formlu, asitli topraklarda ise nitrat formlu gübreler kullanılmalıdır. Alkali toraklar daha çok kurak, asit topraklar ise yağışlı bölgelerde olur.
Gübrelemeden sonra sulama yapılmalıdır. Sulama bilhasa yaşlı ağaçlarda gübrelerin köklere ininceye kadar devam etmesi gerekir.
Ahır gübresinin yanmış olması önemlidir.
Ahır gübresi gerek taşınırken gerekse toprağa gömülürken gaz halindeki azotun uçmamasına çalışılır.
Temel gübreleme ihmal edilmemelidir.
Kumlu ve çakıllı topraklarda yeşil gübrelemenin önemli olduğu unutulmamalıdır.
Yerinde ve zamanında, yeteri kadar verilen gübrenin verimi çok arttırdığı unutulmamalıdır.
Ahır gübresi, kumlu topraklarda ilkbaharda, yüzeye; killi topraklar da ise sonbaharda, derine verilir.
Kumlu topraklara, organik madde verilmesi ve ilave gübreleme ile bitki besinleri yükseltilebilir.
Ceviz, toprak ve sulama suyundaki tuzluluğa aşırı derece duyarlıdır.
Bitki besin elementlerinin fazlalığı veya eksikliği, hastalıklara duyarlılığı arttırabilir. Diğer yandan meyve kalitesinide düşürebilir.
Cevizin besin yetersizliği, yaprakların renginden anlaşılır. Yeterli besini alan cevizlerin yaprakları yeşil ve canlıdır.
Ağaçlar, yıllık bitkiler gibi gübreye çabuk yanıt vermezler. Zaman içinde peyderpey tepkilerini gösterirler.
Gübrelemeden sonra sulama önemlidir.
Netice olarak, bitkilerin gelişimi için ihtiyaç duyulanbitki besin elementlerinin alınmasında pH çok etkilidir. Bu nedenle gübrelemede dikkat edilecek en önemli husus toprağın pH2’ını tespit etmektir. Toprağın pH’ı ölçülmeden rastgele gübre vermek doğru değildir.
Bitki için pH, yemeğin tadı,tuzu gibidir. Nasıl ki tuzu yüksek veya tuzu düşük yemeği yemek zorsa, bitki için de pH’ı yüksek veya düşük topraklarda besinleri almak zordur. Bu nedenle öncelikle pH’ın düzenlenmesi gerekir.

Cevizin en uygun toprak pH’ı 5.5-7.5 arasında değişir. Toprağa ahır gübresi verileceği zaman;
pH 5.5 ten düşükseiçine tarım kireci
pH 7.5 ten yüksekse içine kükürt veya humik asit karıştırılır. Karışım miktarları analiz sonuçlarına göre verilir.
pH’ı tesbit edilen toprağın orta bünyede (tekstür) olması, yani geçirgen olması gerekir. Diğer yandan da kök gelişimini sınırlayan ;
Düşük toprak sıcaklığı
Yetersiz havalanma
Yüksek veya düşük su içeriği, besinlerin bitki tarafından alınmasını olumsuz etkiler.
Netice olarak pH’ı düzenlenmeyen topraklara gübre verilmesi sakıncalıdır.
Zamanında ve yeteri kadar gübre,yapılacak analiz sonuçlarına göre verildiğinde Aşılı Ceviz Ağaçlarının:
Gelişmesi ile meyve verimi ve kalitesinin
Geç ve erken donlara karşı direncinin
Hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılığının artacağı asla unutulmamalıdır.

4-BUDAMA

Bu bölüm "BADEM" ve "CEVİZ" başlıkları altında ayrı ayrı açıklanmıştır.

 

5- DON AŞIRI SICAKLIK, HASTALIK VE ZARARLILARLA MÜCADELE

BADEM 

DON

Anadolunun ikiz ağacı olan ceviz ve bademde dona karşı alınabilecek tedbirlerin başında Yöre seçimi (Topoğrafik yapı) ve Çeşit seçimi gelir. Bu iki konu kendi başlığı altında açıklanmıştır. Pasif olan bu yöntemin dışında aktif yöntem olarak alınabilecek tedbirler, bu kitabın Aşılı Ceviz Bölümündeki “Don” başlığı altında ayrıntılı olarak açıklandığı gibidir.

HASTALIK ve ZARARLILAR

Ülkemizde, gerek doğal olarak yetişen gerekse aşılı olarak yetiştirilen bademlerde dikkate değer bir hastalığa bugüne kadar rastlanmamıştır. Bunun nedenlerinin başında bademin anavatanı olmamızın büyük avantaj olması gelir. Uygun yer ve çeşit seçilip kurulan aşılı badem kapama bahçelerinde, gerekli olan bakım tedbirleri alındığında hastalık ve zararlılar pek görülmez. Görülse de önlemi kolay alınır ve mücadelesinde kesin sonuç alınır.

Hastalık ve zararlılarla mücadele yöntemleri aşağıda şematik olarak gösterilmiş olup bu yöntemler kısaca açıklanmıştır;

 

BİYOLOJİK MÜCADELE

Zararlıların doğal düşmanlarını bulup çoğaltarak yapılan biyolojik mücadele, hem doğaya en uygun hem de en ucuz mücadele yöntemidir. Bu mücadelenin en kolay yolu mecbur kalınmadıkça ilaçlama yapmamaktır. İlaç yapılmazsa zararlı ve faydalı böcekler kendi aralarında mücadele ederek doğal dengeyi sağlarlar.

KÜLTÜREL MÜCADELE

Uygun yer ve çeşit seçimi, kültürel mücadelenin ilk ve en önemli aşamasıdır. Daha sonra iyi bir altyapı oluşturulup kurulan Aşılı Badem Kapama Bahçelerinde yapılacak budama, sulama, gübreleme ve toprak işlemesi gibi kültürel iş ve işlemlerin zamanında, tekniğine uygun olarak yapılması hastalık ve zararlılara karşı alınabilecek en etkili yöntemdir.

Aşağıda, hastalık ve zararlılara karşı mücadelede alınabilecek kültürel önlemlerin başlıkları verilmiştir. Ayrıntılar, bu kitabın kendi konu başlıkları altında açıklanmıştır:

- Gerek fidanda, gerekse ağaçta, bilhassa kök kısımlarında, yaralanmalara meydan verilmemelidir. Bilhassa badem kökleri yaralanmalara karşı çok hassastır.

- Hasat, kesinlikle sırıkla yapılmamalıdır.

- Budama aletleri dezenfekte edilmelidir.

- Hastalıklı bahçelerde budama ağustos - eylül aylarında yapılmalı.

- Dallar, hastalık bulunmayan yere kadar budanır.

- Budamaya hastalık olmayan yerden başlanmalı.

- Gelişme başlamadan hastalıklı dallar ve bir yıl önceki sürgünler budanır.

- Bahçe civarındaki hastalıklı veya bakımsız tüm bitkiler yok edilmeli.

- Hasattan önce zarar görmüş meyve ve dallar uzaklaştırılıp imha edilir.

- Hastalıklı bahçede ne kadar atık varsa (dal, yaprak, ot vs.) toplanıp imha edilir.

- Gerekirse hastalıklı ağaçlar sökülüp imha edilir.

- Çığ oluşumunu engellemek için bahçe havalandırılmalı.

- Sulama, kök boğazına su gelmeyecek şekilde yapılmalı.

- Aşırı su veya yetersiz su sakıncalıdır.

- Gübre için de aynı sakınca söz konusudur. Fazla gübre veya yetersiz gübre hastalıklara ve zararlıların aşınmasına yol açar

- Bilhassa gereksiz azotlu gübrelemeden kaçınılmalı.

- Hangi mücadele yöntemi olursa olsun erken teşhis ve erken müdahele çok önemlidir.

- Ara ürün olarak pamuk, domates ve kavun gibi bitkilerden kaçınılmalı.

- Faydalı veya zararlı böceklerin hastalığı yaydığı unutulmamalıdır.

 

KİMYASAL MÜCADELE

Hastalık ve zararlı ile mücadelede bütün çareler tükenirse sonunda kimyasal mücadeleye başvurulur. Bu mücadelede dikkat edilmesi gerekenler;

- İlk kimyasal mücadelede koruyucu ve önleyici tedbir olarak fidan köklerinin Nogall gibi biyolojik bakteristlerle muamele edilmesi faydalı olur.

- Kimyasal mücadelede teşhis ve tespit çok önemlidir. Bunun için hastalık ve zararlının ne olduğunun teşhisi ve miktarının tespiti gerekir. Bunlar bilinirse mücadele etkili olur.

HASTALIKLAR

Badem fidanı, ağacı ve meyvesi ile ilgili önemli hastalıkların bulunmayışı ülkemiz için sevindirici olmakla beraber, Aşılı Badem Kapama Bahçe sahiplerini sıkıntıya sokan bazı hastalıklar vardır. Bunlar hakkında kısa bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Asıl önemli olan, hastalık bulgularının zaman geçirmeden en yakın tarım kuruluşları veya Ankara’daki Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsüne ulaştırılması ve alınan sonuca göre mücadele yapılmasıdır. Ülkemizde, Aşılı Badem Kapama Bahçelerinde sıkıntı yaşatan bazı hastalıklar:

Bakteriyel Kanser ve Zamklanma Hastalığı (Peudomanas syringae)

Çiçek, meyve ve yapraklara daha çok zarar verir. Uzun süren nemli ve serin baharda ortaya çıkar. Başlangıçta zamklanma görülmez. Ekşi bir koku yayılması ile anlaşılır.

Et Leke Hastalığı (Polystigma Ochraceum (Wahl.)Sacc.)

Yapraklarda et renginde lekeler oluşur. Hasta yapraklar erken dökülür. Yağmur damlaları ile yayılır.

Klok (Taphrina deformans (Berk.)Tul.)

Yaprak çiçek, meyve ve genç dalcıklarda zararlıdır. Yaprak kıvırcıklığı veya klok olarak adlandırılır.

Yaprak Delen (Coryneum beijerinckii Oud.)

Yaprak sürgün, tomurcuk, çiçek ve meyvelerde zarar yapar. Nemli ortamda gelişip

yayılır. “Kızıl Leke” veya “çil” olarak da anlandırılır.

ZARARLILAR

Zararlılarla mücadelede en etkili yöntem; böceklerin zararlı oldukları yaşam dönemlerini tespit etmektir. Örneğin; tırtıl döneminde zarar yapan bir böceğin yumurtadan çıkıp meyve içine girdiği dönemi tespit edip buna göre mücadele yapılmazsa boşuna ilaç atılmış olur. Yani tırtıl eğer meyve içine girmişse ilaç atmak boşunadır. Bu nedenle yörelere göre zararlıların hayat evrelerinin bilinmesi gerekir.

İkinci husus; zararlının yoğunluğunun tespitidir. Eğer zararlı tolere edilebilecek sayıda ise boşuna ilaç atılıp faydalı böceklere zarar vermemek gerekir.

Üçüncü husus, biyolojik mücadeleye zemin hazırlamaktır.

Dördüncü ve en önemli husus kültürel mücadelenin zamanında ve tam olarak yapılması çok önemlidir.

Ülkemizde Dikkat Çeken Bazı Zararlılar :

Fidan Dip Kurdu (Capnodis tenebrionis L.)

Yaprak sapını, yeşil kabukları kemirerek bitkinin besin almasını engeller. Yumurtalarını, ağaçların dip tarafındaki kabukların çatlaklarına ve toprağa bırakır. Akarlar

Yaprakların genel olarak alt yüzlerinde bulunurlar. Emerek zarar yaparlar. Yeşil Şeftali Yaprak Biti (Myzus persicae L.)

Taze filiz ve yaprakları emerek zarar yapar. Virüs taşıyıcısıdır. Sıcakların başlaması ile kaybolur. Uğur böcekleri, en büyük doğal düşmanıdır.

 

Badem İç Kurdu

(Eurytoma amygdali)

Bademin en önemli meyve zararlısıdır. Tuzaklar kurularak ilk ergin dişi tespiti yapıldığında ilk ilaçlama yapılır.

Çiçek (bakla) zınnı (Epicometis hirta)

Badem çiçeklerinin dişi organlarını yiyerek meyve tutumunu büyük çapta düşürürler. Bunun dışında genç yaprakları, tomurcukları ve meyveleri yiyerek zarar verirler.

Erginlerin az hareketli oldukları sabahın erken saatlerinde yere serilen çarşaf üzerine ağaç silkilenerek düşürülen böcekler yok edilir. Ayrıca, ağaçlar çiçek açtığında içi su dolu kaplar (mavi) konarak, bu kaplara düşenlerin boğulmaları sağlanır.

Diğer Zararlılar

Karınca : Faydalı karıncaların dışında zararlı olan karıncalarda vardır. Bunların ayırt edilmeleri gerekir. Örneğin, Kaldırım karıncaları (Tetramorium caespitum) ve Güney Ateş karıncası (Solenopsis xyloni) zararlı karıncalardır.

Kuşların sincap, fare ve Domuz gibi hayvanların zararına karşı yapılacak mücadele Ceviz bölümünün kendi başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

HASTALIK ve ZARARLILARA KARŞI

MÜCADELEDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

- Haşata yakın ve hasattan sonra depolamada iç kurtlarına karşı ilaçlı mücadelede çok dikkatli davranılmalıdır. Aksi halde insanlar zarar görebilir.

- İlaç kullanırken kutudaki tarifler iyi anlaşılmalı, dozlar iyi ayarlanmalıdır.

- Her türlü zirai mücadelede en yakın tarım kuruluşlarından destek alınmalı, önemli mücadelede Ankaradaki Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü devreye sokulmalıdır.

- Bu kitabın ceviz bölümündeki bu konu başlığı ayrıntılı olarak açıklanmış olup, dikkatlice okunmalıdır.

 

CEVİZ

 

DON, AŞIRI SICAKLIK,

HASTALIK ve ZARARLILARLA MÜCADELE DON

Ceviz ağacı, geniş bir yapraklanma süresine sahip olduğundan, erken yaprak açar ve geç yaprağını döker. Bu nedenle, geç don ve erken donlardan etkilenir. Oysa ceviz ağaçlan dinlenme döneminde don ve aşırı soğuklara karşı oldukça dayanıklıdır.

Bugün için ülkemizde, Aşılı Ceviz Kapama Bahçelerinde karşılaşılan en büyük sorun bilhassa “geç” donlardır. Çünkü kışlar artık eskisi gibi tekdüze bir iklime sahip değildir. Bu nedenle erken uyanan ceviz ağacı, geç donlardan zarar görmektedir. Don önlemlerine geçmeden, önce don (kırağı), ayaz ve çiy hakkında kısa bilgiler verilecektir.

ÇİY: Bahar aylarında, bulutsuz gecelerde, havanın soğumasıyla, havadaki su buharının nesneler üzerinde yoğunlaşması ile oluşan damlacıklardır. Halk arasında “çiğ olarak yanlış ifade edilen çiy, görüldüğü gibi ne yerden yükselir, ne de yukarıdan yağar Bu atmosferik olayın cevize bir zararı yoktur.

AYAZ: Duru ve sakin havada çıkan kuru soğuk. Soğuklama süresini dolduran bitkilere ayazın pek zararı olmaz.

DON: (Kırağı) : Bahar aylarında, bulutsuz gecelerde, sıcaklık donma noktasının altında iken, havadaki doymuş olan su buharının sıvı hale geçmeden nesneler üzerinde doğrudan doğruya katı hale geçmesidir. Açık gecelerde radyasyon (ısınım) dolayısı ile toprak ısı kaybeder, serin toprak havayı soğutur. Böylece don (kırağı) için şartlar oluşur Don olayından korunmak için iki yöntem uygulanır:

 

1- Pasif yöntemler

2- Aktif yöntemler

 

1- PASİF YÖNTEMLER

Bu yöntemler "CEVİZ" başlığı altında "Bahçe Tesisi" bölümünde açıklanmıştır. Bahçe kurulurken bu başlık altında açıklanan yöntemlere çok dikkat edilmesi gerekir. Aksi halde tek başına don olayına karşı alınacak aktif yöntemler yeterli olmaya bilir.

2-  AKTİF YÖNTEMLER

Don olayını önlemede veya olumsuzluğunu azaltmada aktif yöntemlerin birini veya birkaçını uygulamak gerekebilir. Önemli olan, etkili yöntemin seçilmesi ve doğru şekilde uygulanmasıdır. Aşağıda aktif yöntemler sırası ile açıklanacaktır.

- Örtü Bitkileri Yetiştirme

Birçok faydası bulunan örtü bitkilerinin bir faydası da don olayının etkisini azaltmasıdır. Örtü bitkisi hakkında açıklayıcı bilgiler kendi başlığı altında verilmiştir. Burada don ola ile ilgili kısmı açıklanacaktır:

Örtü bitkisinin kökleri, suyu toprak yüzeyine yakın tutacağından, ısınan su da ge: soğuyacağından, don zamanı havanın soğumasında birkaç derecelik avantaj sağla' Ancak, örtü bitkisinin avantajlı olabilmesi için geç donlardan önce, bitkinin toprağa çok yakın mesafeden biçilmesi gerekir. Toprak yüzeyinde biçilen otlar kesinlikle bırakılmamalıdır. Bu işlemin yapılmasındaki amaç, güneş ışınlarının toprağa işlemesini sağlayıp, toprağın ısınmasını arttırmaktadır.

Örtü bitkisi kökleri nedeni ile çok nemli olan toprak ısıyı daha fazla emer. Gece ise kuru toprağa göre daha geç soğur. Tıpkı geniş su yüzeylerinin çevre iklimini yumuşatmaları gibi, bu olayda da bahçe yüzeyindeki sıcaklığın sert düşüşü önlenmiş olur.

- Toprak İşleme ve İdaresi

İşlenmiş toprak ısıyı çabuk kaybeder. Bu nedenle toprak işlendikten sonra mutlaka düzeltilip bir tapanla pekiştirilmelidir. Don tehlikesi olan dönemde toprak üzerindeki otlar ve atıklar güneş ışınlarını engelleyeceğinden bunlar ortadan kaldırılmalıdır. Bu işlem yapılırken toprak asla gevşetilmemeli sulanarak kuru kalması engellenmelidir.

- Su Uygulaması

Üstten sulama veya yağmurlama esasına dayanan bu yöntemde, toprağın drenajının iyi olması gerekir. Ayrıca bol su kaynağı ile sulama sisteminin bulunması önemlidir.

Şayet bu olanaklar yoksa, mini springle toprağın sulanmasına çalışılır. Bu işlem don ihtimali olan gecenin bir gün öncesinde ve sabah yapılmalıdır ki; güneşten azami istifade edilsin. Ayrıca, don ihtimali olan gecede mini springle sulama yapmak faydalı olur.

- Yapay Şişleme

Havaya su buharı püskürterek veya sap-saman yakarak oluşturulacak yapay sisler, radyasyon kayıplarını önlemede kullanılır. Burada oluşturulacak sis veya dumanın yoğunluğu önemlidir.

- Isıtma

Ekonomik olmayan bu yöntemin kullanılması çok zordur.

- Havanın Karıştırılması

Toprağın yüzeyine yakın olan hava yukarıdaki havaya göre daha soğuktur. Yükseldikçe ısınan havayı aşağıya doğru karıştırıp sıcaklığı biraz daha yükseltme esasına dayanan bu yöntem, hem çok pahalıdır, hem de her arazi şartlarında olumlu sonuçlar vermez Bu iş için pervane yerine son zamanlarda helikopter kullanılmaktadır.

- Bitki Antifirizi ve Kimyasallar

Don olayına karşı bitki antifirizi, olumlu sonuç vermiştir. Antifiriz, bitki yüzeyinin komple ince bir elbise gibi örtünerek soğuk ve don etkisinden korunması olayıdır.

Ayrıca bitkiyi dumanla kaplamak için toksik olmayan protein köpüklerinin kullanıldığı bildirilmektedir.

Kaliforniya inceleme gezimizde, don olayının yoğun yaşandığı Oroville’de dona karşı kullanılan bakır içerikli bakterisitlerin olumlu sonuç verdiği ifade edilmiştir. Çünkü bakır içerikli bakterisit, kabuğundaki protein nedeni ile buz kristallerinin oluşumuna nede' olan Psendomonas syringae adlı bakterinin kabuğunu parçaladığından, dolayısıyla dc' olayı engellemiş olmaktadır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan Aktif Yöntemlerin uygulanması yanında uyandıktan sonra geç don ve aşırı soğuklara karşı hassas olan aşılı cevizlerde en iyi tedbirin

- Yörenin seçimi,

- Çeşit seçimi ile

- Toprak verimliliğinin arttırılması ve

- Sulamanın bir program dahilinde aksatılmadan sürdürülmesi olduğu asla unutulmamalıdır.

 AŞIRI SICAKLIK

- Aşırı sıcaklara karşı alınacak tedbirlerin basında çeşit seçimi gelir. Bu gibi yerlere soğuklama ihtiyacı düşük çeşitler dikilmelidir. Bu konu “Çeşit Seçimi” başlığında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

- +38 °C’ye kadar sıcaklığa dayanan aşılı ceviz daha yüksek sıcaklarda zarar görebilmektedir. Bilhassa meyvelerde kararmaya ve büzüşmeye neden olabilmektedir.

Kaliforniya’da sıcaklığın çok yüksek olduğu zamanlarda, boşluğa bakan kısımlara Latex püskürtülmesi olumlu sonuçlar vermektedir.

- Aşırı sıcaklara karşı alınabilecek tedbirlerden biri de köklere zarar vermeden toprağın işlenmesidir.

- İşlenen toprak kolay su kabul edeceğinden sulamada önemli bir tedbirdir.

- Aşırı sıcak bölgelerde ağaçları sık yetiştirmek de bir tedbirdir.

- Sulama suyunun az olduğu yerlerde suyun ekonomik olarak kullanılması ve su kaybının önlenmesi bakımlarından malçlama çok önemlidir. Bu konu “Malçlama” başlığı altında açıklanmıştır.

- Ceviz ağacının geniş yaprakları sayesinde su bu-harı salarak yapay bir nemli hava meydana getirdiği bildirilmektedir.

- Ceviz ağaçlarının, aşırı sıcak etkilerini azaltmak için, kendi kendilerine aspirine benzer bir “ilaç” salgıladığı haberi, “HASAD” dergisinin Kasım 2008 sayısında verilmiştir.

Haberin kaynağı olarak “Biogeoscience” adlı dergi gösterilmiştir. Cevizin salgı dokularınca salgılanan tatlı sıvıya “nektarin” dendiğini biliyoruz. Yukarıdaki kitap ve dergi alıntılarının araştırılıp netleştirilmesinde fayda vardır.

- Aşısı sıcaklara karşı alınacak önlemlerden biri de budamayı yavaşlatmak ve budamanın şiddetini azaltmaktır. Aksi halde dal ve gövdelerde “güneş yanıklığı” meydana gelir. Bu konu “Budama” başlığı altında ayrıca açıklanmıştır.

 

HASTALIK ve ZARARLILAR

 

Ülkemizin en büyük şansı, cevizle ilgili hastalık ve zararlıların yok denecek kadar az olmasıdır. Bu nedenle hastalık ve zararlıları tanıtmaktan ziyade, bunlarla mücadele öncesi ve sonrasında alınacak önlemler açıklanmaya çalışılmıştır.

Cevizde her görülen anormal belirti, hastalık zannedilmemelidir. Bu durumun nereden kaynaklandığı araştırılmalıdır. Bunun için aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekir:

- Bahçe kurulurken,

- Yer, Yöre ve Çeşit seçiminden itibaren, kurulduktan sonra da üst toprak işlemesi,

- Sulama ve çapalama ile ot alma,

- Gübreleme,

- Budama ile

- Don ve Aşırı sıcaklara karşı alınacak önlemlerde dikkatli davranılmalıdır. Bunların herhangi birinde yapılacak ihmal cevizde hastalıklara benzer durumlar orta ya çıkarır.

Örneğin :

- Yer seçiminde dikkatli davranılmayıp taban suyu olan yere dikim yapıldığında ilk yıllar fidan gelişir, ama tam meyveye yatacağı zaman tepeden kurumalar başlar. Bu durumla çok karşılaşılmaktadır.

- İyi çeşit seçilememişse ceviz yöreye uyum sağlamada zorlanır, gelişemez. Ceviz meyve verse bile meyveler hastalıklı gibi biçimsiz ve kalitesiz olur.

- Üst toprak işlenmediğinde toprak havalanamaz ve kökler gelişemeyeceği için cevizin yaprak ve sürgünlerinde gelişme bozukluğu olur.

- Sulama suyunun kalitesi, sulama zamanı ile miktarının iyi ayarlanmaması cevizin gelişmesini durdurur, hatta kurumalara neden olur. Diğer yandan sulama düzensizliği, verilen gübrelerin bitki tarafından alınmasını zorlaştırır. Bu da ağaçta hastalığa benzer etkiler yaratır.

- İlk yıllar, ceviz diplerinin çapalanması ve otlarının alınması çok önemlidir. Aksi halde fidan gelişemez, yaprakları sararıp dökülür. Bu da hastalık zannedilir.

- Gübreleme programı, sulama ile iyi ayarlanırsa ağaç gayet sağlıklı olur.

  Gübre analiz yapılmadan verilmemelidir. Besin elementlerinin fazlası da, azı daağaca zarar verir. Ağaçta hastalığa benzer belirtiler olur.

- Budamanın, zamanında ve gerektiği gibi yapılmaması, ağacın bilhassa zararlıların yuvası haline gelinmesine sebep olur.

- Don ve aşırı sıcaklar, ceviz ağacını şoka sokar. Tedbirler alınmadığında kapıda bekleyen hastalık ve zararlılar, ağacı hemen sarar.

Görüldüğü gibi yapılması gerekenler zamanında yapılmadığında ceviz ağacı zayıf düşer, hastalığa yakalanma riski artar, zararlılar için konukçu ağaç olur. Yukarıda sakıncaları anlatılan konular kendi başlıkları altında ayrıntılı olarak anlatılmış olup, bunların titizlikle uygulaması hastalık ve zararlılara karşı en iyi tedbirdir.

HASTALIKLAR

Ülkemizde bugüne kadar salgın bir ceviz hastalığı görülmemiştir. Rutubetin çok olduğu yerlerde yaprak, sürgün ve meyvede zarar yapan hastalıklardan ikisi aşılı cevizler için önem taşımaktadır.

Yaprak Lekesi - Antraknoz (Gnomonia Leptostyla)

Belirtileri: Mantarı bir hastalıktır. Daha çok yapraklarda sararmalara, lekelere neden olur ve devamında yapraklar dökülmeye başlar. Çok yağışlı geçen ilkbaharda, önce yaprak altlarında, sonra yaprak üstünde görülür. 1,5 cm çapında, K.kahverengi, bazen siyah küçük lekeler oluşur. Y. Kabuklu meyvelerde koyu renkli çökmüş lekeler, hastalığın ilerlediğini gösterir. Bu durumda verim düşer.

Ilık geçen kış mevsiminde mantar, sürgünlerde konaklar ve oradan yayılır. Sürgünlerin kurumasına neden olur. Sert iklimde ise yapraklarda konaklar. Buralardan fırsat buldukça yayılır.

Mücadelesi: Öncelikle rutubetli yerlere uygun orijinde çeşit seçmek gerekir. Hastalık çok yaygın değilse ilaçtan ziyade kültürel önlem alınması gerekir. Bunun için;

-  Budama ihmal edilmemelidir. Havalandırma için bu önemlidir. Kesilen dallar hemen bahçeden uzaklaştırılıp imha edilir.

- Yerdeki yaprak ve her çeşit atıklar toplanıp yakılır.

- Hastalık devamlı tekrarlıyorsa, ilaçlı mücadele yapılır: Mart ayında tomurcuklar kabardığında Ceviz Antraknoz ilacı kutusundaki tarife göre atılır. Yağışlar devam ettiği müddetçe ilaca devam edilir. Ama gereksiz yere de ilaç yapılmamaya çalışılır. Her leke görüldüğünde ilaç atılmaz. Ceviz Antraknoz ilacı bulunamazsa Elma Antraknoz ilacı da atılabilir. O da yoksa kutularda hazır olan Bordo bulamacı uygulaması yapılır.

Bakteriyel Yanıklık

(XanthomonasCompestris p.v. juglandis)

Belirtileri: Bakteriyel bir hastalıktır. Çoğu kez Antraknoz’la karıştırılır. Çiçeklerde etkili olan hastalık, meyve yüzeyinde lekeler oluşturur. Yapraklarda düzensiz lekeler halinde gözükür. Taze sürgünlerde siyah derin yaralar oluşur. Bu hastalığın nedeni, Antraknoz’da olduğu gibi nemdir. Daha çok erken yapraklanan çeşitlerde görülür. Bakteriler, uyur gözlerle yıllık ölü dallarda canlı olarak kalır.

Mücadelesi: Geç uyanan çeşitler tercih edilmelidir. Diğer iş ve işlemler Antraknoz’da olduğu gibi yapılır. Yalnız ilaçlama, ilk çiçekler çıkmaya başladığında yapılır. Mümkünse ilaçlama yağmur önceleri yapılmaya çalışılır.

ZARARLILAR

Hastalıkta olduğu gibi cevizde de ülkemizde büyük çapta zararlı görülmez.

Kaynak : 1997/ Aşılı Ceviz ve Badem Yetiştiriciliği 2. Baskı  Yazar : Selami Bayrak/ Orman Teknikeri

© GÜLER FİDAN
MND Ajans